Son Haberler
Ekonomi

Merkez Bankası 95 Yaşında

Newpostturkey Muhabiri · 03.10.2026 13:00
Merkez Bankası 95 Yaşında

Birinci Dünya Savaşı sonrasında, ülkelerin kendi para politikalarını bağımsız bir şekilde oluşturma eğilimi ile Kurtuluş Savaşı sürecinde elde edilen siyasi bağımsızlık, ekonomik bağımsızlığın güçlendirilmesi amacıyla bir merkez bankası kurulması çalışmalarını hızlandırdı.

Bu konu, 1923 İzmir İktisat Kongresi'nde ilk kez gündeme geldi ve özellikle "milli devlet bankası" kurulması fikri üzerinde duruldu.

1927 yılında dönemin Maliye Bakanı Abdülhalik Renda, merkez bankası kurulmasına ilişkin bir kanun taslağı sundu ve bu taslak kabul edildi. Merkez Bankası'nın kuruluş aşamasında, diğer ülkelerin merkez bankalarından da görüş alındı. 1928'de Hollanda Merkez Bankası Başkanı Dr. Gerard Vissering, Türkiye'ye davet edilerek bu konuda çalışmalara katıldı.

Dr. Vissering, İstanbul'daki çalışmalarını tamamlayarak "Türkiye'de Nakit İstikrarı ve Bir Merkezi İhraç Bankası Tesisi" başlıklı bir rapor hazırladı. Raporda, bağımsız bir merkez bankasının gerekliliği vurgulandı. Bir yıl sonra Türkiye'ye davet edilen İtalyan uzman Kont Volpi de Türk lirasının istikrarının sağlanması için bir merkez bankası kurulmasının elzem olduğunu belirtti.

Bu gelişmelerin ardından hükümet, merkez bankası kurulması için gerekli yasal çerçeveyi hazırlamak üzere harekete geçti. Lozan Üniversitesi'nden Prof. Leon Morf'un katkılarıyla Merkez Bankası yasa tasarısı hazırlandı. Tasarı, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından 11 Haziran 1930'da kabul edildi ve 30 Haziran 1930'da Resmi Gazete'de yayımlandı.

Farklı kurumların yürüttüğü işlevlerin tek bir çatı altında toplanmasının ardından Merkez Bankası, 3 Ekim 1931'de faaliyete geçti ve 95. yıl dönümünü kutluyor.

İkinci Dünya Savaşı'nın olumsuz etkilerinin hissedildiği 1940'lı yıllarda Türkiye'de Merkez Bankası, kamu kesiminin finansman açığını kapatmaya yönelik uygulamalara yöneldi. 1950'li yıllarda ise büyüme ve hızlı kalkınmanın finansmanında Merkez Bankası kaynakları kullanıldı. Hazineye kısa vadeli avans imkanı sunularak Banka kaynakları kamuya açıldı. Bu dönemde ayrıca, 1955'te banknot matbaası kuruldu ve 1958'den itibaren banknotlar ülke içerisinde basılmaya başlandı.

1960'lı yıllarda planlı ekonomiye geçiş sürecinde Merkez Bankası, ekonomik koşullara ve sanayinin gelişimine paralel olarak genişlemeci para politikaları izledi ve kamuya kaynak sağlamaya devam etti. Bu dönemde kambiyo kontrolüne ilişkin uygulamaların büyük bir kısmı Merkez Bankası'na devredildi.

Dünya genelinde İkinci Dünya Savaşı sonrası yaşanan değişikliklere uyum sağlamak ve Merkez Bankası'nın etkinliğini artırmak amacıyla 14 Ocak 1970'te 1211 sayılı TCMB Kanunu kabul edildi. Bu kanun, Banka'nın yasal statüsü, organizasyon yapısı ve yetki ile görevlerinde önemli değişiklikler getirdi. Merkez Bankası'nın sermayesi 15 milyon liradan 25 milyon liraya yükseltildi ve Hazine'nin sahip olduğu sermaye payının yüzde 51'den az olamayacağı belirtildi.

1211 sayılı kanunla birlikte "Guvernörlük" adı verilen bir başkanlık makamı oluşturuldu ve bu makama ilk olarak Naim Talu atandı. Guvernörlük makamının yanı sıra, Yönetim Komitesi adı altında yeni bir karar alma organı kuruldu. Banka'nın en üst karar alma organı olan İdare Meclisi, 6 üyeli Banka Meclisi haline dönüştürüldü.

Söz konusu kanun, Merkez Bankası'nın görev ve yetkilerini artırmakla kalmayıp, Hazine'ye verilebilecek kısa vadeli avans miktarının üst sınırını da bütçe ödeneklerinin yüzde 15'i oranında yükseltti.

1980'lerdeki ekonomik gelişmeler, Türkiye ve Merkez Bankası için bir dönüm noktası oldu. 24 Ocak 1980'de açıklanan kararlarla Türkiye ekonomisinde yapısal bir dönüşüm başlatıldı. Finansal serbestleşme süreci ile para ve kur politikalarının TCMB tarafından piyasa ekonomisi ile uyumlu bir biçimde yürütülmesi için gerekli altyapı oluşturuldu. Bu süreçte, mevduat ve kredi faizleri piyasa koşullarında belirlenmeye başlandı.

Türk parası, yabancı paralar karşısında devalüe edilerek sabit kur rejimi kaldırıldı. TCMB, 1983'te altın ve döviz rezervlerini etkin bir şekilde yönetme yetkisi kazandı. 1987'de açık piyasa işlemleri yapmaya başlayan Banka, modern para ve döviz piyasalarının kurulmasına öncülük etti.

1989'da Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı karar ile ekonomik birimlere döviz ile işlem yapma izni verildi ve Türk lirası konvertibl hale getirildi.

1990 yılında, Banka kamuoyuna duyurduğu para programıyla döviz kurları ve faiz oranlarındaki istikrarı bozmadan piyasanın likidite ihtiyacını karşılamayı hedefledi. 21 Nisan 1994'te Hazine'nin Merkez Bankası kaynaklarını kullanımına sınır getirildi ve 1997'de imzalanan bir protokol ile 1998'den itibaren Hazine'nin TCMB'den kısa vadeli avans kullanamayacağı kararı alındı.

Merkez Bankası, 1995-1999 yıllarında izlediği politikalarla finansal piyasalarda istikrar sağlamaya çalıştı. Ancak enflasyonun kontrol altına alınamaması nedeniyle 2000 yılında döviz kuruna dayalı yeni bir istikrar programı uygulamaya konuldu. Yıl sonlarında artan güven kaybı ve 2001'de yaşanan kriz, bu programın sonlanmasına neden oldu. 22 Şubat 2001'de döviz kurları dalgalanmaya bırakıldı.

Kriz sonrası, 25 Nisan 2001'de ekonomide yaşanan yapısal dönüşümün ardından Merkez Bankası Kanunu'nda önemli değişiklikler yapıldı. Fiyat istikrarı, TCMB'nin temel amacı olarak belirlendi. Bu çerçevede, TCMB'nin para politikası uygulamaları ve kullanacağı araçları kendisinin belirleyeceği hükme bağlandı. Böylelikle Banka, araç bağımsızlığına kavuştu. Ayrıca, fiyat istikrarını sağlama amacı ile çelişmemek kaydıyla hükümetin büyüme ve istihdam politikalarını destekleyeceği ifade edildi.

Finansal istikrarı sağlamak, Bankanın destekleyici amacı olarak tanımlandı. Bu kapsamda Banka'nın Hazine ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarına avans vermesi, kredi açması ve bu kuruluşların ihraç ettiği borçlanma araçlarını birincil piyasadan satın alması yasaklandı.

Para politikası stratejilerinin ve karar alma mekanizmalarının kurumsallaşması amacıyla Para Politikası Kurulu (PPK) oluşturuldu. 2002 yılı itibarıyla, modern bir para politikası stratejisi olan enflasyon hedeflemesi rejimi uygulamaya alındı. Örtük enflasyon hedeflemesinin uygulandığı 2002-2005 döneminde, rejimin gerekli ön koşullarının karşılanması için çaba gösterildi.

Merkez Bankası'nın teknik ve kurumsal altyapısı güçlendirildi, tahmin modelleri geliştirildi ve veri seti genişletildi. Araştırma Genel Müdürlüğü, Araştırma ve Para Politikası Genel Müdürlüğü olarak yeniden yapılandırıldı ve iletişim politikalarının etkinliğini artırmak amacıyla İletişim Genel Müdürlüğü kuruldu.

2005 yılından itibaren politika kararları ile ilgili öngörülebilirliği artırmak için bir yıllık PPK toplantı tarihleri önceden duyurulmaya başlandı. 2006 yılında açık enflasyon hedeflemesi rejimi uygulanmaya konuldu.

1 Ocak 2005'te Türk lirasından 6 sıfır atılarak Yeni Türk Lirası ve yeni kuruşlar tedavüle çıkarıldı. 1 Ocak 2009'da paradan "yeni" ifadesi kaldırıldı ve Türk lirası banknot ve kuruşlar, yenilenen tasarım ve boyutlarla piyasaya sunuldu.

1211 sayılı Merkez Bankası Kanunu gereğince, Merkez Bankası hisse senetleri (A), (B), (C) ve (D) olmak üzere 4 sınıfa ayrıldı. (A) sınıfı hisse senetleri yalnızca Hazineye, (B) sınıfı hisse senetleri Türkiye'de faaliyet gösteren milli bankalara, (C) sınıfı hisse senetleri milli bankalar dışındaki diğer bankalarla imtiyazlı şirketlere, (D) sınıfı hisse senetleri ise Türk ticaret müesseselerine ve Türk vatandaşlığına sahip tüzel ve gerçek kişilere tahsis edildi.

Şu anda Bankanın sermayesi 25 bin lira olup, 250 bin adet hisseye ayrılmıştır. Geçen yıl itibarıyla Merkez Bankası sermayesinin yüzde 55,12'si (A) sınıfı, yüzde 23,25'i (B) sınıfı, yüzde 2,51'i (C) sınıfı ve yüzde 19,12'si (D) sınıfı hisselerden oluşmaktadır.

Banka, nitelikli insan kaynağı, köklü kurum kültürü ve güçlü teknik kapasitesi ile fiyat istikrarının sağlanması ve sürdürülmesi amacıyla çalışmalarına devam etmektedir.

Kuruluşundan bu yana toplamda 27 kişi Merkez Bankası Başkanı olarak görev almıştır. İlk başkan Selahattin Çam, 1931-1938 yılları arasında bu görevi yürütmüştür. Çam'dan sonra görevi devralan başkanlar ise şunlardır: Kemal Zaim Sunel (1938-1949), Mehmet Sadi Bekter (1949-1950), Osman Nuri Göver (1951-1953), Mustafa Nail Gidel (1953-1960), Memduh Aytür (1960), İbrahim Münir Mostar (1960-1962), Ziyaettin Kayla (1963-1966), Naim Talu (1967-1971), Memduh Güpgüpoğlu (1972-1975), Cafer Tayyar Sadıklar (1976-1978), Hakkı Aydınoğlu (1979-1981), Osman Şıklar (1981-1984), Yavuz Canevi (1984-1986), Rüşdü Saracoğlu (1987-1993), Dr. Bülent Gültekin (1993-1994), Yaman Törüner (1994-1995), Gazi Erçel (1996-2001), Süreyya Serdengeçti (2001-2006), Durmuş Yılmaz (2006-2011), Doç. Dr. Erdem Başçı (2011-2016), Murat Çetinkaya (2016-2019), Murat Uysal (2019-2020), Naci Ağbal (Kasım 2020-Mart 2021), Prof. Dr. Şahap Kavcıoğlu (Mart 2021-Haziran 2023), Dr. Hafize Gaye Erkan (Haziran 2023-Şubat 2024) ve Dr. Yaşar Fatih Karahan (Şubat 2024'ten itibaren) olarak görev yapmıştır.

Diğer Haberler
Küresel İmalat Sanayinde Katma Değer Payımız İki Katına Çıktı
Ekonomi

Küresel İmalat Sanayinde Katma Değer Payımız İki Katına Çıktı

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye'nin küresel imalat sanayisindeki katma değer payını iki katına çıkardığını açıkladı. Bakan Kacır, Türkiye-ABD ekonomik ilişkilerinin derinleşmesi ve yeni teknolojilere yapılan yatırımlara dikkat çekti.

Bakan Bolat, AB Büyükelçileriyle Ekonomik İlişkileri Görüştü
Ekonomi

Bakan Bolat, AB Büyükelçileriyle Ekonomik İlişkileri Görüştü

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, AB ülkelerinin Ankara büyükelçileriyle bir araya geldi. Toplantıda Türkiye-AB ticari ilişkileri, Sanayi Hızlandırma Yasası ve otomotiv sektörü gibi konular ele alındı.

MASAK'tan Kimlik Tespiti ve Fon Transferlerine Dair Yeni Düzenleme
Ekonomi

MASAK'tan Kimlik Tespiti ve Fon Transferlerine Dair Yeni Düzenleme

MASAK, kimlik tespiti ve fon transferleri için belirlenen parasal eşiklerde değişikliğe gitti. Yeni düzenlemeyle, kimlik bilgileri için gereken işlem tutarı 370 bin lira olarak belirlenirken, elektronik transferler için bu tutar 30 bin liraya yükseltildi.

Devlet Korumasındaki 394 Genç İçin Kamu Ataması Yapıldı
Ekonomi

Devlet Korumasındaki 394 Genç İçin Kamu Ataması Yapıldı

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, devlet koruması altındaki 394 gencin kamu kurumlarına yerleşmesi için düzenlenen kura törenine katıldı ve gençlere başarılı bir kariyer diledi.

FTSE Russell Türkiye'nin Piyasa Statüsünü Korudu
Ekonomi

FTSE Russell Türkiye'nin Piyasa Statüsünü Korudu

FTSE Russell, Türkiye'nin piyasa sınıflandırmasında herhangi bir değişiklik yapmadı ve izleme listesine de dahil etmedi. Türkiye, 'İleri Gelişen Piyasa' statüsünü korumaya devam ediyor.

Sigorta Sektörü 1 Trilyon Lira Prim Üretimiyle Büyümeye Devam Ediyor
Ekonomi

Sigorta Sektörü 1 Trilyon Lira Prim Üretimiyle Büyümeye Devam Ediyor

Türkiye sigorta sektörünün prim üretimi, 2023 yılı Ağustos ayı itibarıyla 971,8 milyar liraya ulaşarak geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 28,1 artış gösterdi. Sigorta Haftası etkinlikleriyle toplumda sigorta bilincinin artırılması hedefleniyor.

Fed Kararları Öncesi Altında Kritik Dönemeç
Ekonomi

Fed Kararları Öncesi Altında Kritik Dönemeç

Küresel ekonomik belirsizlikler sürerken, altın fiyatları dalgalanıyor. Gram altın 6.600 TL seviyesinden geri dönerken, ABD'de faiz artış beklentileri yatırımcıların dikkatini çekiyor. Asya piyasalarında ise temkinli bir seyir gözlemleniyor.

Türkiye'nin Yardım Faaliyetleri Gazze'de Devam Ediyor
Ekonomi

Türkiye'nin Yardım Faaliyetleri Gazze'de Devam Ediyor

Türkiye, 7 Ekim 2023'ten beri İsrail'in saldırılarına maruz kalan Gazze'ye insani yardım ulaştırma çabalarını sürdürüyor. AFAD koordinasyonunda yapılan yardımlar, binlerce ton malzeme ve gıda ile bölgeye destek sağlıyor.